VEHM
Şiir

Bilmesin

Bilmesin ahvâlimi, sustukça dumanlandım
Yokluğuyla aynı evde kırk yıl kadar yaşlandım
Adı her geçtiğinde, vurulup yaralandım
Sesimi boğazıma gömdüğümü bilmesin.

Geceler şahidimdir, ay tutulur yüzümde
Firkat ağır bir mühür, kapanmayan sözümde
Her sabah yeniden ölür, dirilirim içimde
Kendimi yokluğunda saydığımı bilmesin.

Vefa diye sakladım kalbimdeki yerini
Kül ettim avucumda bana kalan neşemi
Bir dua gibi tuttum unutulmuş gölgemi
Kıblem diye kapısına döndüğümü bilmesin.

Yar dedim de taş bile incindi her ahımda
Mahşer erken koptu gönlümün sabahında
Ardınca sürüklendim hayat denen bu yolda
Ayak izlerini kader sandığımı bilmesin.

Dost sorunca gülüşüm yüzümde yara gibi
İçime çöker adı, kara bir bela gibi
Her susuşum büyür de içimde dara gibi
Gülerek cehennemi yuttuğumu bilmesin.

Bir kandil gibi söndüm rüzgârına değmeden
Gönlüm viran kaldı kimselere eğmeden
Hâlâ onu beklerim gururumu giymeden
Kapısında gölgemi unuttuğumu bilmesin.

Nasibimse bu hicran, başım üstüne koydum
Ağlamayı öğrendim, gözlerime yas oydum
Adını son nefeste içime mühür koydum
Yar aşkıyla kefensiz öldüğümü bilmesin.
— Vehm