Biz, yine de
Bir yerimizden kırıldık hepimiz,kimimiz annemizin sustuğu yerde,kimimiz babamızın eve geç geldiği bir akşam,kimimiz bir tren garında,kimimiz daha gitmeden gidenbir insanın gözlerinde.Sonra büyüdük.Büyümek dedikleriboyumu…
Söylenmeyenin ağırlığı.
Bir yerimizden kırıldık hepimiz,kimimiz annemizin sustuğu yerde,kimimiz babamızın eve geç geldiği bir akşam,kimimiz bir tren garında,kimimiz daha gitmeden gidenbir insanın gözlerinde.Sonra büyüdük.Büyümek dedikleriboyumu…
Âlim olup âlemi kandırmadımİman satıp dünya malı almadımHak söyleyip haram lokma yemedimKefen satıp çul almadım Ya RabbimHak kapısın çıkarıma açmadımKul görünce gönül yıkıp geçmedimİnanç ile kimseyi sömürmedimİlmi pula s…
Lâm, kapıyı açma.Eşik bu gecekül renginde bir hayvan gibi soluyor.Dışarıdagecikmiş bütün mevsimler;ıslak taşlar, kırık kandiller,adını unutmuş bir rüzgâr.Kapının ardındakimsenin dönmediği bir yol var.Bir zamanaynı göğe d…
Hangi yana dönsem de / şehir bana yabancı,Adımı söyler iken / kendi sesim yalancı,Dönüp aynaya baksam / yüzüm benden davacı;Adım, soyum, unvanım / yokluğunda yarımdır.Erguvanlar açınca / şehir seni sorardı,Yağmur toprağa…
Bir akşam üstü yineyar düşende yadımaYel aldı kokusunusördü dallar ardınaAh gönül çağırdı dasesim varmadı sanaGecelerim uzadısabah dönmedi banaKuş gibi kanatlandıah göğsümün üstündenSancısı hala tazebak duruyor solumdaÜs…
Bir çağın alnında karardı bütün saatlerTakvimler günlerini göç yollarında yitirdiKervanlar gölgelerini çöllere emanet ettiTaş, damarında sakladığı suyu inkâr ederkenİçte büyüyen şey kendi adını aşındırdıRüzgâr dağların a…
Geceden kalan son ağırlık da çekiliyor içimden;uzun süredir kıpırdamayan bir şeysessizce yer değiştiriyor.Sanki bedenim, benden habersiz,yıllarca kapalı tuttuğu odaları boşaltmış;acı, eşyasını toplamadan çıkıp gitmiş deg…
Mîrâs-ı Hisâr, aileden miras kalan baskı, kuşaklar arası aktarılan yaralar, gurbet, aidiyet ve insanın kendi iradesine ulaşmasını anlatmaktadır.
Çocuk yaşta annesini kaybeden, babasının yokluğunda baskı ve çaresizlik içinde büyüyen Mahir, on beş yaşında ardında bıraktığı memleketine otuz yıl sonra geri döner. Ancak zamanın evleri ve insanları değiştirse de geçmişten miras kalan baskının yalnızca biçim değiştirdiğini fark eder. Bir Evden İki Kez Gitmek, aile, aidiyet, kuşaklar arası aktarılan yaralar ve insanın kendi hayatı üzerindeki hakkını geri kazanması üzerine güçlü bir hikâyedir.
İnsanın yaratılış karşısındaki yerini, sahiplik vehmini, tarih boyunca büyüttüğü kudret arzusunu ve bütün varlığa karşı taşıdığı sorumluluğu divan şiiri diliyle ele alan hikemî bir gazel.