Elif’in yalnızlığı
Meryem'in kirpiklerine asılı yağmurlar kadar uçta durup, Elif'in yalnızlığına yaslıyorum sırtımı.
Meryem'in kirpiklerine asılı yağmurlar kadar uçta durup, Elif'in yalnızlığına yaslıyorum sırtımı.
Hangi iklime kanat çırpsam, sensizliği ekiyor mevsimler ve hangi mevsime sen ümidi ile yelken açsam, yokluğun ayazlar yağdırıyor üzerime...
Ruhumun limanına demir atmış yalnızlığa kürek çektikçe, vefasızlığa bağdaş kurmuş aşklara kusuyorum nefretimi...
Sevdikçe kanadığını kim nereden bilsin be yürek!
Yaşamak ile ölmek arasında hiçbir fark yoktur. Zira yaşamak da ölmek de insana sunulan tek seanslık gerçektir.
Çocukların icat ettiği gülmeyi büyüklerin tüketmesi ne acı!
Yalan gerçeği yutunca, insanoğlunda ne ar kalır nede hayâ!
Hayat bedelini ödetmediği hiçbir şeyi insana hediye etmez! Ve insanoğlu acıyı tatmadan asla gerçek anlamda gülemez...
Bazı acılar vardır ki insana ölmeyi değil, olgunlaşmayı öğretir...
Sırf birileri mutlu olsun diye verdiğiniz mücadelenin sonunda mutsuzluk sizi buluyorsa şaşırmayın...