Çocuk yaşta annesini kaybeden, babasının yokluğunda baskı ve çaresizlik içinde büyüyen Mahir, on beş yaşında ardında bıraktığı memleketine otuz yıl sonra geri döner. Ancak zamanın evleri ve insanları değiştirse de geçmişten miras kalan baskının yalnızca biçim değiştirdiğini fark eder. Bir Evden İki Kez Gitmek, aile, aidiyet, kuşaklar arası aktarılan yaralar ve insanın kendi hayatı üzerindeki hakkını geri kazanması üzerine güçlü bir hikâyedir.
İnsanın Yaratıcı, tabiat, diğer canlılar, tarih ve gelecek kuşaklarla ilişkisini; sahiplik değil, emanet ve sorumluluk bilinci üzerinden ele alan düşünsel bir deneme.
İnsan olmanın yükünü, kayıpları, yoksunlukları, sevgiyi, umudu ve hayatın kaçınılmaz sonunu gerçekçi bir dille ele alan güçlü bir deneme. “Dünya İçimizden Geçerken”, insanın geride ne bıraktığını ve başkalarının hayatına nasıl dokunduğunu sorguluyor
Derin bir aşkın yokluk, dua, teslimiyet ve mahcubiyetle nasıl iç içe geçtiğini anlatan; sevginin sözden çok içte taşınan bir hâle dönüştüğü güçlü bir metin.
Geçmişin suskunluğu ile insanın içindeki hasret arasında kurulan bağı, lahit metaforu üzerinden işleyen; yalnızlık, kayıp ve farkındalık temalarını derin bir anlatımla sunan etkileyici bir metin.