VEHM
Şiir

Mersiye-i Gonca

Nâr-ı Ağustos ile yandı bugün dağ u bağ,

Sustu âb-ı serin, inler sana mahzûn ırmağ,

Şeb çökünce kararıp kaldı bütün şem‘ ü çerâğ;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.


Gonca-i ömrün açılmaksızın oldu târümâr,

Dest-i gaddâr-ı ecel bağrımıza vurdu şerâr,

Sana ağlar bu hazân, sana yanar fasl-ı bahâr;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.


Mâderin zülf-i perîşânı gece, âhı seher,

Pederin sînesine çöktü sükût-ı keder,

Hâne sensiz ne nefes aldı ne verdi bir haber;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.


Câme-i yâdın asılmış duruyor bir duvara,

Kokun emanet olup sinmiş o mahzûn diyâra,

Her eşik göz kesilip yollarını sormada hâlâ;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.


Sanma hâk içre yitip gitti o nâzik bedenin,

Bir bahâr oldu gönüllerde müebbed eserin,

Her duâ yükselir ardınca misâl-i nefesin;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.


Ravza-i rahmete varsın diye açıldı semâ,

Sana Kevser sunsun ol sâkî-i bezm-i ukbâ,

Bize firkat düştü, sana vuslat-ı dârü’l-bekā;

Ey gonca-i ömrüm, sana ağlar dil ü cân.

— Vehm