Şiir
Tecellî-i aşk
Gönül dergâhına düşen yanmalı
Aşkın şerbetini içen kanmalı
Bir mesti canana candaş olmalı
Sırra eren kulda keder bulunmaz.
Ömür denen uzun, ince yol olur
Her adımda gafil elbet zül olur
Hep bülbül mü, ala güle zar olur
Gül olmayan bağda bağban olunmaz
Aşkın pazarında korku dillenir
Sevda ateşiyle kulluk bilenir
Kaçan neylese de yine dinlenir
Hakk'ın sözü kaderinden silinmez.
Gönülden gönüle kurulan bağda
Sır vardır edilen gizli duada
Mahşer sabahında yüzü sevâda
Hâl ile varan kul hiç mahcup olmaz.
Gönül gözünde perde aralanır
Her bakandan mutlak bir gün alınır
Bir damla tebessüm candan sayılır
Nûr olan kalplerde gece bulunmaz.
Tasavvuf yolunda sükût elzemdir
Zan ile konuşan diller müphemdir
Aşk-ı saf olanın derdi de Hakk’tır
Hakk’tan gayrısına gönül konulmaz.
Habîbim diyerek yola düşenler
Yükünü sırtında taşıyan erler
İhlâs ile dolu dizgin seferler
Yolunu bulanlar bir daha sapmaz.
Yoklukta kendini bulan kul bilir
İlahi aşk ile ölen dirilir
Hakikat bahrinde derin yüzenler
Hakk’ı tanıdıkça çıkmak bilmezler.
Aşkın şerbetini içen kanmalı
Bir mesti canana candaş olmalı
Sırra eren kulda keder bulunmaz.
Ömür denen uzun, ince yol olur
Her adımda gafil elbet zül olur
Hep bülbül mü, ala güle zar olur
Gül olmayan bağda bağban olunmaz
Aşkın pazarında korku dillenir
Sevda ateşiyle kulluk bilenir
Kaçan neylese de yine dinlenir
Hakk'ın sözü kaderinden silinmez.
Gönülden gönüle kurulan bağda
Sır vardır edilen gizli duada
Mahşer sabahında yüzü sevâda
Hâl ile varan kul hiç mahcup olmaz.
Gönül gözünde perde aralanır
Her bakandan mutlak bir gün alınır
Bir damla tebessüm candan sayılır
Nûr olan kalplerde gece bulunmaz.
Tasavvuf yolunda sükût elzemdir
Zan ile konuşan diller müphemdir
Aşk-ı saf olanın derdi de Hakk’tır
Hakk’tan gayrısına gönül konulmaz.
Habîbim diyerek yola düşenler
Yükünü sırtında taşıyan erler
İhlâs ile dolu dizgin seferler
Yolunu bulanlar bir daha sapmaz.
Yoklukta kendini bulan kul bilir
İlahi aşk ile ölen dirilir
Hakikat bahrinde derin yüzenler
Hakk’ı tanıdıkça çıkmak bilmezler.
— Vehm