Sustukça çözülmek
İnsan, en çok konuşurken değil, sustuğunda çözülür.
İnsan, en çok konuşurken değil, sustuğunda çözülür.
İnsan bazen konuşarak değil, sustuğu anda anlaşılır; çünkü gerçek, çoğu zaman dilde değil, yutkunmada saklıdır.
Gerçek, kimsenin elinde kalmak istemez; çünkü dokunan her insan onu kendi yalanına göre şekillendirir.
İnsan, gerçeği aramaz; sadece kendi korkularına uygun bir açıklama bulmak ister.
Gerçek, bazen bir aynadır: Baktığında seni değil, senden sakladıklarını gösterir.
Ne kadar kaçarsan kaç, gerçek seni hep kendi sessizliğinde bekler.
Gerçekle yüzleşmek, kendine küfretmeyi göze almak gibidir. Herkesin harcı değildir.
Yalan, kulağa sıcak gelir; gerçek, kalpte donma yapar.
En tehlikeli yalan, insanın kendi vicdanına söylediğidir.
Gerçeğin dili yoktur; bazen bir bakışta, bazen bir susuşta kendini belli eder.